TELEPATİ

  • Biraz önce aklınızdan geçirdiğiniz biri sizi arıyor.
  • Canınızın birkaç gündür çektiği bir yemeği  evine gittiğiniz arkadaşınız sizin için hazırlamış.
  • Ağzınıza bir şarkı dolanarak uyandınız ve arabanın radyosunu açınca o şarkının çaldığını duyuyorsunuz.

Örnekleri arttırabiliriz tabi ki. İşte bu tür rastlantılar çok oluyorsa  evet sizde telepati gücü var.

telepati

Telepati Nedir?

Genel olarak iki zihin arasında görüntü, fikir, sembol gibi etkilerin alışverişine telepati denir.Yaşayan kişilerle, hayvanlarla, bitkilerle ve hatta öte aleme geçmiş kişilerle dahi olabilmektedir.

Telepati gücünün eskilerde çok daha yaygın olduğu ustalıkla kullanıldığı fakat zamanla kötüye kullanımlar arttığı için köreldiği söylenir. Evrimsel olarak bu yeti zamanla azalmıştır. Tam anlamıyla da yok olmamıştır tabii.

Telepati, Avrupa da 1700′ lü yıllarda ilk defa gündeme gelmeye başlamıştır. Felsefe, hukuk ve sonra tıp alanında kendini yetiştirmek için Viyana Üniversitesine kaydını yaptıran Alman doktor Franz Anton Mesmer’in manyetizma ile ilgili çalışmaları sonucu oluşmuştur.

Halihazırda aktif formları mevcuttur. Mesela annelik durumunda veya gönülden sevgi bağlılığı bulunan kişilerde bu yetinin arttığı gözlenmiştir.

Şunu belirtelim ki anneler doğal telepattırlar. Uzaktaki bebeklerinin ağladığını hissederler. Çocuklarıyla böyle bir ruhsal bağ her daim mevcuttur. Her ne kadar zamanla ve mesafelerden dolayı bu bağ zayıflıyor olsa da.

Telepati gücünün zaman ve mekan sınırlamaları yoktur. Yani dünyanın öbür ucu da olsa asırlar geçmiş de olsa bu güç sınırlandırılamaz.

Telepati, duyu organlarımız dışında gerçekleşen ruhsal bir iletişimdir.Bu iletişim için konuşmaya veya görmeye gerek yoktur fakat 5 fiziksel duyumuz ruhsal doğamızın uzantıları olduğundan ruhsal algılamalarda etkin olabilmektedirler. Köprü görevi görüyor diyebiliriz.

Telepati sıradanlıktan ayrılıyor..

Normal bir iletişimin  temelinde düşünce adını verdiğimiz oluşum sonrası meydana gelen his odaklı sinyaller vardır. Bu sinyaller düşünce ortaya çıktığı anda oluşarak radyo sinyalleri gibi etrafa yayılmaya başlar. Bu sinyaller ruhsal yolla iletilip algılanır ve anlamlandırılır.

İnsan,madde ve enerji unsuru olan bir ruh olarak iki bölümden meydana geldiği için, algılarımızda iki bölümde ele alınabilir. Madde boyutu ile ilgili algılar duyu organlarımızla, madde boyutunu aşan algılar(enerji unsuru) ise ruhsal alıcılarla algılanırlar.

Telepati doğal ve yapay olarak ikiye ayrılmaktadır;

  • Yapay telepati bilinçli, doğal telepati ise bilinçsiz meydana gelmektedir.

Bilinçli dediğimiz,isminden de görüldüğü üzere iletişime geçmek istenen kişiyi telepatik yolla etkilemektir. Yani bilinçli düşünce yoluyla iletişime geçmektir.

Aslında kişinin metafizik yollarla düşündüğüyle iletişime geçmesi için beyinsel fonksiyonlarını 3 boyutlu olarak kurgulaması ve hissetmesi gerekir. Tabi ki her beyin bu düzene uygun değildir. Buna sahip kişiler düşünce dağarcığını zorlayan normal üstü haldedirler.

Yani denemeye kalkıp da başarısız oluyorsanız üzülmenize gerek yok. Çünkü sizin beyin fonksiyonlarınız normal seyirdedir.

Bilinçsiz telepati ise insan iradesi dışında gerçekleşen ruhsal iletişimdir. Belli bir çaba sarf etmeden rastgele gerçekleşen bir durumdur. Yazıya başlarken verdiğimiz örnekler gibi.

Bu bir yetenektir. Genel anlamda bu telepatik iletişim anne ve çocukları, birbirini çok seven insanlar ile aile bağları veya sevgi bağlarıyla birbirlerine  kalbi ve ruhsal yönden bağlanan insanlar arasında görülür.

Telepati genetiksel midir?

Belirtmiş olduğumuz Alman Doktor Mesmer’in eğitim serüveninde tıp alanı da bulunmaktadır. Bu demek oluyor ki telepati, multidisipliner bir alandır. Genetik, manyetizma, parapsikoloji gibi alt başlıklarla ilişkilidir.

Geçtiğimiz yıllarda Rus bilim insanları tarafından yapılan bilimsel bir araştırmada iki farklı odacığa konulan aynı tip iki hücrenin birbirleriyle haberleşebildikleri ispatlanmıştır.

Tüm hücreler telepatik olarak haberleşebiliyor. Atom altı düzeyde de aynı tür iletişim söz konusudur. Bu bilimsel çalışmalar ışığında evrende her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu görüşüne varılıyor. Tek Bir Varolan’ın parçaları olarak yaratılan her şey birbiriyle iletişim halindedir.

Bu iletişim evrende bizi diğer varlıklardan ayıran algı düzeyi farklı yaratıklar olarak özel kılmaktadır.

KAYNAKÇA

Yazar Hakkında

Yorum Ekle