OTOPSİ NEDİR? NASIL YAPILIR?

Otopsi (Gerçek karşılığı: auto=kendi, psi=görme; kendi gözleriyle görme)

Bir cesedin iç ve dış yapısı üzerinde yapılan tanısal amaçlı tıbbi incelemelerin tamamına birden otopsi denir.  Ceset üzerinde yapılan sırasıyla dış yapısı ve özellikle iç organlarının incelenmesi sonucunda bir kişinin ölüm sebebi kesinleştirilebilir. Otopsinin temel amacı da budur. İç organları (karaciğer, akciğer, kalp, mide, böbrekler…) üzerinde yapılan morfolojik ve histopatolojik incelemelerin sonucunda otopsi işlemleri tamamlanmış olur. Özellikle de adli vakaların aydınlatılmasında son derece önemlidir. Hangi organın hangi hastalıkla ilişkili olduğu anlaşılır. Ölüm sebeplerinin anlaşılmasıyla birlikte buna benzer hastalık durumlarında bu hastalığa karşı önlemlerin alınması ile birlikte ölümlerin önüne geçilebilir. Otopsi işleminin bir diğer yararı ise yeni doğan bebeklerin ölmeleri sonucunda otopsi yapılarak bebeğin niye öldüğü anlaşılabilir. Hatta evli çiftlere bundan sonraki bebeklerinin sağlıklı doğması için gerekli tıbbi işlemleri yapmaları için uzmanlar tavsiyelerde bulunabilirler. Görüldüğü gibi otopsi işlemi belki ölen birini tekrar hayata döndürmüyor ancak ölüm sebeplerinin anlaşılmasıyla birlikte diğer insanların hayatta kalması için tıp bilimine yardımcı oluyor.

HANGİ TİP ÖLÜMLERDE OTOPSİ İŞLEMİ MECBURİDİR ?

Bilindiği gibi her ölüm olayından sonra otopsi yapılması mümkün değildir. Ölüm sebebi belli olan olaylarda, örneğin kişi hastanede ölmüş ise ceset doktor tarafından incelenir, ölüm raporunda hastanın hangi sebeple hayatını kaybettiği açık ve anlaşılır bir şekilde yazılır.

Hastanede ölüm gerçekleşmemişse ve adli bir olay değilse yine doktor tarafından muayenesi yapılıp aynı şekilde ölüm raporu hazırlanır. Ve tüm gerekli işlemler bittikten sonra ceset hastane yönetimi tarafından ölen kişinin akrabalarına teslimi yapılır.

Hukuksal incelemeleri gerektiren ölüm olaylarında durum biraz farklıdır. Ateşli silahla yaralanma veya kesici delici aletlerle yaralanma, zehirlenme, yüksek bir yerden düşme, intihar olayları, trafik kazası vb. sonrası ölüm olaylarında adalet bakanlığına bağlı herhangi bir savcı tarafından isteği ( ki bu istek emir niteliğindedir) ile otopsi yapılmasına karar verilir. Ve ceset adli tıp kurumuna gönderilir.

 Otopsi kararında, doktor gerekli görmese bile bunu ölü muayene tutanağında ( ceset üzerinde yapılan bıçaksız tıbbi inceleme sonuçlarının yazıldığı belge.) açık bir şekilde belirtmesi gerekir. Eğer doktor bunu belirtmezse tüm sorumluluk doktora aittir.  Ama yine de otopsi kararında son sözü her zaman savcı söyler. Bazı ülkelerde adli olaylarda otopsi yapılması mecburidir. Savcının istemesi emir niteliği taşıdığından dolayı bu karara otopside görevlendirilen doktor ve ölü yakınlarının itiraz etmeleri bir şey değiştirmez.

ADLİ KİMLİK TAYİNİ VE DIŞ İNCELEME

Cinayetler, yangın veya patlama olayları sonrası meydana gelen ölümler gibi kimliği belirsiz cesetleri otopsi yapmadan önce bu cesetlerin adli kimlik tayinleri DNA örnekleri ile tespiti yapılır. Ya da cesedin yüzü tanınacak halde ise tanıdıkları tarafından da kimlik belirlenmesi yapılır.

Cesedin kime ait olduğu kesin olarak belirlendikten sonra ceset otopsi salonuna alınır.İlk önce cesedin dış incelemesi yapılır. Burası çok önemlidir. Çünkü ölüm sebebinin anlaşılmasında önemli deliller sağlar. Örneğin ateşli silahla yaralanmada giriş deliğinin özelliğine göre atış mesafesi veya kaç delik var ve bunların hangilerinin öldürücü özelliği var belirlenebilir, kesici delici araçla yaralanmada açı kenar özelliğine göre aletin özellikleri belirlenebilir, herhangi bir darp izi varsa belirlenebilir, tecavüz bulgularına yapılan incelemeler sonucunda rastlanılabilir…cesedin dış incelemesi yapıldığı esnada doktor elinde tuttuğu kağıda cesedin tüm özelliklerini ( örneğin kilosunu, boyu, yaşını, ten rengini, cinsiyetini, eğer erkekse sünnetli olup olmaması vb.) yazar. Daha sonra otopsi raporuna bu özellikleri de ekler. Dış inceleme sırasında fotoğraf çekimi yapılır. Dış inceleme dikkatli bir şekilde yapıldıktan sonra iç muayene kısmı için gerekli hazırlıklar yapılır.

Not:Salonun temiz ve havalandırılmasının önceden yapılması gerekir. Ve otopside bulunan görevlilerin mutlaka eldiven ve maske takması, kendi sağlıkları için son derece önemlidir. Bu sayede olası bir bulaşıcı hastalığında önüne geçilmiş olunur.Ve otopsi işleminin daha verimli geçmesi açısından salonun fazla kalabalık olmamasına dikkat edilmeli. Otopsi salonunda genellikle bir doktor, gerekli durumlarda tıbbi patolog ve adli tıp uzmanı, teknisyenler, savcı tarafından görevlendirilen fotoğrafçı ve stajyerler katılabilir.

Otopsi işleminde çoğu zaman belli bir sıra takip edilmez. Ancak raporu hazırlayan, belli bir aşamayı takip ederek bu sayede inceleme sırasında daha kolay bir şekilde anlaşılması sağlanır. Bebek ve erişkinlerde farklı şekillerde yapılır. Biz bu yazımızda erişkin bireyde otopsi işlemini ele alacağız. Baş, göğüs ve karın olmak üzere vücudun başlıca üç bölgesi üzerinde inceleme yapılır.

BAŞ KISMI

  • Her iki kulağın arka üst kısmında bir kesi yapılır. Bu kesi, oksipital kemik üzerinden geçer.
  • Kafatası derisini dikkatli bir şekilde sıyırıp kafatası kemiklerinin ortaya çıkarılması sağlanır. Bu kemikler normal kesici bir aletle kesilemeyeceğinden bunun için el testeresi kullanılır.
  •  Ve kafatası bir kapak biçiminde kaldırılır. Tabi bu işlemler yapılırken beynin zarar görmemesine dikkat edilir.
  •  Beyincik ve beyin zarları kesilerek beyin çıkarılır.
  •  Doktor tarafından beyin morfolojik olarak incelenir, tartılır ve iç yapısının görünür hale getirmek için kesilir. fotoğraf çekimi yapılır.
  • Histopatolojik inceleme için beyinden örnek alınmaz. (Eğer anatomik olarak incelenecekse formalin solüsyonunda iki ya da üç hafta bekletilerek sertleşmesi sağlanır. Bu sayede daha kolay incelenir.)

GÖĞÜS VE KARIN KISMI

  • Boynun ön orta kısmından başlanarak göbek alt kısmına (kadın/erkek genital bölgenin üst kısmı) kadar uzun bir kesi yapılır.
  •  Dış deri, sola ve sağa doğru sıyrılır. (Bu sayede sternum ve kostalar görünür hale gelir.) Daha sonra göğüs kafesini de kaldırmak için burada yine el testeresine ihtiyaç vardır. Kafatasında olduğu gibi aynı şekilde kesilen göğüs kafesi bir kapak gibi yerinden kaldırılır.
  •  Göğüs bölümünde bulunan iç organlar ilk önce normal anatomik yer ve pozisyonunda olup olmadığına bakılır.
  •  Önce akciğerler daha sonra kalp çıkarılır, tartılır, kesilir ve incelenir.Troid ve dil gibi organlar da aynı şekilde çıkarılarak aynı şekilde incelemesi yapılarak fotoğraf çekimi yapılır.
  •  Daha sonra karın kısmına geçilir. Kalın ve ince bağırsağın uç kısımları dikkatlice bağlanır. Mide çıkarılır, içi incelenir, muslukta yıkanarak içindekiler incelenir.
  •  Daha sonra pankreas, dalak, karaciğer ve böbreklerde teker teker çıkarılarak aynı şekilde tartılır, kesilir ve incelenir. Gerekli durumlarda genital bölgede de incelemeler yapılabilir. Tüm işlemlerin hepsinde fotoğraf çekimi yapılır.
  • Tüm iç organlar ve beyin incelemelerinin ardından tekrar yerlerine (göğüs ve karın boşluğuna ) bırakılarak kesilen kafatası ve derinin kaba bir şekilde dikilmesi ile otopsi işlemi tamamlanmış olur. Histopatolojik incelemenin yapılması için iç organlardan alınan örnekler patoloji bölümüne gönderilir.Bundan sonraki süreçte ise otopsi raporunun hazırlanması ve sonuçların açıklanmasıdır.

Yazımızın başında da belirttiğim gibi otopside amaç, ölen birinin hangi sebeplerle öldüğünün araştırılmasıdır. Ve bu sayede tıp bilimine yardımcı olmasıyla yaşamını sürdüren diğer insanlara hizmet eder. Bu konuda ölü yakınlarının her zaman bilgilendirilmesi gerekir. Bunun için iyi yetişmiş, bilinçli sağlık personeline her zaman ihtiyaç duyulur.

Yazar Hakkında

Yorum Ekle