DEPRESİF GENLER

CRH Gen :Depresif genler stres ile birlikte vücudumuzda birçok olumsuz reaksiyon başlar.Stres beynimizin belirli bir bölgesinde kortikotropin salgılatıcı hormon yani (CRH) serbest bırakılır ve salgılanan bu hormon hipofize giderek orada adrenokortikotropin(ACTH) adında başka bir hormonu salgılanmasını sağlar. ACTH de böbrek üstü bezlerinden stres hormonu kortizol salınımına neden olur. Bu reaksiyona stres hormonu ekseni denir.

Bu reaksiyon zinciri gelebilecek bir tehlikenin üstesinden gelmek için vücudun vermiş olduğu doğal bir tepkidir. Bu reaksiyonun sonucunda kandaki kortizol artışı,  kalp atışının hızlanması ve kasların gerilmesine neden olur.Vücudun vermiş olduğu bu tepkiler sadece bulaşıcı hastalıklar veya kronik stres gibi bazı istisnai durumlarda ortaya çıkar ve özel durumlar sonlandığında kortikotropin salgılatıcı hormon salgısı normale dönerek kandaki kortizol miktarı azalır.Fakat araştırmalarda kortizol seviyesindeki artış  depresyon hastalarının birçoğunun gerek kanında, gerek beyninde, gerekse omurilik sıvısında stres hormonu olup; kortizolün yüksek olduğu tespit edilir.Özetleyecek olursak; kortikotropin salgılatıcı hormonun artması depresyonu başlatan zincirleme reaksiyonlarının başlamasına neden olur. Bu bozukluğun tek başına düzeltilmesi ile tedavinin gerçekleşeceğinin düşünülmesi yanlış olur. Bu hormonu yakalayan ve hücre içerisine girmesini sağlayan özel reseptörlerin bulunduğunu unutmamak gerekir reseptörlerin bloke edici ilaçlar ile depresyon tedavisine cevap verilebilir.

Serotonin Transporter (5-HTT) Geni

17 kromozom da bulunan ve adından da anlaşıldığı üzere mutluluk hormonu olan serotonini hücre zarından alarak hücre içine taşımaktadır. Bu  hormonun eksikliğinde depresiflik, yorgunluk ve ruh halinde bozulmalar sıklıkla görülür.Bu genin  bir uzun bir de kısa olmak üzere iki farklı formu (alleli) bulunur.Uzun formuna sahip olan kişiler daha mutlu, daha pozitif, depresyona daha az yatkın olduğu görülürken, genin kısa formuna sahip insanlar daha mutsuz ve depresyona daha yatkındırlar.

5-HT(1A) Geni

Bu gen, Serotonin-Reseptör-Familyasına ait bir başka gendir ve beyinde görev yapar.Bu gen serotonin hormonunu yakalayıp hücre içerisine girmesini sağlar.Yapılan başka bir araştırmada reseptör sayısının kişide az olması, o kişiyi depresyona ve intihara sürüklediği  gösteriliyor. Reseptör sayısının az olması hücre içerisine daha az serotonin girmesine neden olur. Serotoninin beyinde az bulunması birçok reaksiyonda problemlere neden olur.

TPH2-Geni

Kore Üniversitesi’nde major depresif bozukluk teşhisi ile yatan ve intihar teşebbüsünde bulunan hastalar ile aynı hastalıktan yatan ama intihar teşebbüsünde bulunmamış diğer hastalarla yapılan karşılaştırmalı genetik analizleri sonuçları, intihar teşebbüsünde bulunan hastaların bugün de anlamlı farklılık gösterdiği görülüyor.Bu farklılıkların hastalarda intihara eğiliminin arttığı düşünülüyor. Ayrıca bugün de meydana gelen değişiklikler aynı zamanda antidepresanları da etkisiz bıraktığı  gösteriliyor.

Bunların dışında bu konuda şüphelenilen diğer genler; HTR2A ve HTR1A genleri, GSK3 Beta-Geni, S100B-Geni, Pcnt-Geni, NCAN Geni ve daha araştırmaları devam eden birçok gen bulunmaktadır.

Son olarak farelerde yapılan deneylerde depresyona neden olan birgen bozukluğunun iyileştirildiği açıklandı. Bu gen p11 geni olup insanlarda da depresyonun kaynaklarından biridir.Araştırma kapsamında bu farelere, p11 genini artıracak bir virüs enjekte edildiğinde depresyonlu farelerde, normal farelerle aynı davranışlar gözlemlendi.Araştırmada rol alan Weill Cornell tıp merkezinden Dr.Michael Kaplitt bu yeni gen tedavi yöntemiyle, insanlarda gözlenen depresyonun ana sebeplerine müdahale edilebileceğini söyledi.

Sonuç olarak genetik kaynaklı beyin kimyasının bozulması depresyonu tetikler.Depresyon tek bir genden kaynaklanabileceği gibi birçok genden de kaynaklanabilir. Bunu anlamak çok uzun zaman alır ve hatta kimi zaman bulunması imkansızdır.

Yazar Hakkında

2 Yorumlar

  1. Ahmet Furkan Geçer
    7 Nisan 2019
  2. Esra Nur YEŞİLKENT
    12 Mayıs 2019

Yorum Ekle