Bunları biliyor muydunuz ?

Bunları biliyor muydunuz ? Rutin işlerimizde alışkanlık haline getirmemiz tavsiye edilen bazı davranışların bilimsel temelli açıklamalarını duymuş muydunuz ? Buyurun bu davranışlardan bazılarını birlikte inceleyelim.

 

Yemeğe tuz ile başlamak ;

 

Tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde midede mukus sıvısı salgılanmaya başlar. Bu mukus sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturur ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmamasını ve dolayısıyla midenin yorulmamasını sağlar. Mide ağrıları, hazımsızlık ve sindirim problemleri için soda yerine etkili doğal bir çözüm olmuş olur.

Yemeğe sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek ve oturarak yemek ;

Bu pozisyonda yemek  yemek, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önler ve midenin erken dolmasını sağlar. Böylece çağımızın korkunç vebası OBEZİTE ile mücadelede müthiş bir silahtır.

 

Sıcak yemeğe üflememek, soğumasını beklemek ;

Tükürükte hem mikroplar için besleyici hem de anti bakteriyel etki gösteren maddeler vardır. Tükürükte bulunan bu anti bakteriyel maddelere rağmen besin atıkları ve epitel hücre parçaları, ağız boşluğunu mikroorganizmaların yerleşmesi için uygun ortam haline getirir. Bu da ağzın mikroplanmasını ve kirlenmesine neden olur. Yemeklere üflemek ağızdaki bu mikrop ve bakterilerin etrafa ve yemeğe saçılmasına sebep olur. Ayrıca nefesimiz, vücudumuzdan atılan CO2  gazından oluştuğu için , yemeklere de bu gazın aktarılmasına sebep olur.

 

Yemek arasında su içmek ;

Yemeğin ortasında içilen su gıdaların sindirilmesine ve gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda bulunuyor. Bu da midede doygunluk hissi oluşturarak az yemeye vesile  oluyor.

 

Suyu oturarak ve üç yudumda içmek ;

Bu şekilde içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksar ve tükürük bezleri için gerekli suyun emilimini arttırır. Böylece anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip olan tükürüğün salgılanması artarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunur. Ayrıca azar azar içilen su boğulmaları da engeller.

 

Uyurken sağ tarafa dönüp yatmak ;

Kalbin üzerine yani sol tarafa yatıldığında kalp sıkışır,ağrır ve rahat çalışması engellenir. Sağ tarafa doğru yatılması kardiyovasküler sistemimizin çok daha iyi çalışmasını ve kalbimizin yeni günün temposuna çok daha dingin ve kolay bir şekilde ayak uydurmasını sağlar.

 

Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmek ;

Kan dolaşımının hızlanmasını sağlar. Sıcak sudan dolayı genleşmiş damarlar içindeki kanın aktivasyonu artıyor. Yani tansiyon düşmüyor ve savunma mekanizması güçleniyor.

Sadece ayakları değil, belli başlı kullanılan uzuvları yıkamak daha da faydalı olacaktır. Eller ,kollar gibi…

Tuvalette kullanılan maşrapanın dolu olarak bırakılması ;

Tuvalet kullanıldıktan sonra ortamda bazı toksik etkiye sahip gazlar birikir ki bunlar birer atık ürünüdür. Biriken bu gaz maalesef insan vücudunda bazı ağır etkiler bırakmaktadır. Zehirlenme gibi… Birçoğumuz sebebini bilemezken hazır kimyasal kokulara ,parfüm ve deterjanlara başvururuz. Ama çözüm o kadar basit ki; tuvaleti kullandıktan sonra su dökmek için kullanılan kabı su dolu şekilde bırakıp çıkarak bir sonraki kullanıma kadar ortamın temizlenmesini sağlamış oluruz. Dolu bırakılan o kap içinde barındırdığı su bünyesinde bütün kötü gazları biriktirmiş olur. Tekrar kullanımda o dolu suyu kullanmadan dökmek en uygunudur. Böylece fark etmeden bizi etkileyen bu durumdan korunmuş oluruz.

 

Tuvalete baş kapalı bir şekilde girmek ;

Herkesin bildiği üzere idrar  ve gayta birer atık maddesidir. Bunun bir faydası beklenemez aksine adından da anlaşılacağı üzere atık olduğundan zararlı etkileri vardır. Bazen belli olmasa da özellikle idrar boşaltımı sırasında sıçramalar olmaktadır. İdrarın bünyesinde barındırdığı asitlik ortalama pH’sı 6 dır. Bu da vücut üzerine etkili olabilecek yeterliliktedir. Ama bu zamanla biz fark etmeden etkisini gösterir tabi. Bundan korunmak içinde tuvalete baş kapalı şekilde girilmelidir. Aksi takdirde bu asitlik buharlaşma veya direkt sıçramalarla  zamanla saç köklerini zayıflatacak ve dökülmelere sebep olacaktır. Bu yüzden tedbirli olmak gerekir.

 

 

  • Bunları biliyor muydunuz ? başlığıyla tıbbi terimlerle yer vermeye çalıştığımız bu tedbirler veya vakalar tabir yerindeyse sinsice etkilerini göstermektedir. Ve sebebi çoğu zaman tespit edilemeyen durumlardır. Önlemleri de gayet basittir aslında. Mühim olan bunları günlük hayatımıza yerleştirip alışkanlık haline getirmektir. İleride karşılaşılacak sağlıksal problemleri engellemektedir. Sindirim bozuklukları, saç dökülmeleri gibi. Bunlar birer sünnettir. Aksi düşünülemeyen boşa işler olmadığının ispatıdır.

 

 

KAYNAKÇA :

https://www.puiv.com

Yazar Hakkında

4 Yorumlar

  1. Şüheda
    31 Ekim 2018
  2. Pınar KÖSE
    31 Ekim 2018
  3. Melike
    2 Kasım 2018
  4. Muhammed Emin Köse
    2 Kasım 2018

Yorum Ekle