Antikor Nedir?

Antikorlar, çok hücreli hayvansal organizmaların bağışıklık sistemi tarafından kendi organizmalarına ait olmayan organik yapılara karşı geliştirilen glikoprotein yapısındaki moleküllerdir. Bu moleküller organizmayı yabancı moleküllerin yol açması muhtemel zarar verici etkilere karşı erkenden uyararak koruyuculuk sağlarlar.

Antikorlar heterodimerik moleküllerdir. Ağır zincir ve hafif zincir diye ayrılırlar.

Ağır Zincir Tipleri:

Beş çeşittir (Gama,alfa delta,mü,epsilon) . Ağır zincir yapısı ayrıca türe spesifikliği belirler.Kullanılan klasik yöntem,laboratuvar hayvanlarına antijen verilmesi sonrasında oluşan anikorların toplanmasıdır. Ancak bu yöntemde iki önemli soruyla karşı karşıya kalınır. Elde edilen antiserum içerisinde istenmeyen birçok maddenin bulunması ve bu nedenle de elde edilen kullanabilir antikor miktarının oldukça düşük olması.

Monoklonal antikor teknolojisi ile antikorların saf halde ve oldukça büyük miktarlarda üretilmesi olanaklı hale gelmiştir.

Poliklonal antikor terimi ise bir hayvansal organizma serumunda bulunan antikorların toplam popülasyonunu belirtmektedir.

İmmünokimyasal yöntemlerde kullanılan antikorların çoğu uygun antijeni içeren süspansiyon veya solüsyonların bir tavşana enjekte edilmesiyle oluşturulur veya tetiklenir. Uygun bir zaman sonra tavşandan kan alınır. Kanın çökelmesi sağlanır,oluşan pıhtı tüpten alınır,serum elde edilir ve santrifüjlenerek hücrelerden arındırılır, inkübe edilir ve böylece inaktivasyonu sağlanır. Daha sonra serum küçük hacimlere bölünerek saklanır. Kontrol serum ise aynı tavşanın aşılanmadan önceki kanından elde edilir. Koyun, keçi,ve atlar ise daha fazla miktarda antiserum üretiminin gerektiği durumlarda kullanılmaktadır.

Kuvvetli bir antijenik bileşiği içeren fizyolojik solüsyon ile bir defa enjekte edilmiş bir taşanın kanında tespit edilebilir düzeyde antikor üretimi genellikle 10 gün sonra gerçekleşir. Antikor üretimi ise enjeksiyonun yapılmasından 15-20 gün sonra maksimum düzeye ulaşır ve birkaç hafta sonra serumdaki antikor üretimi düşmeye başlar. Bu birincil humoral immün cevap olup çağunlukla IG-M antikorların üretimi ile sonuçlanır .

İkincil humoral immün cevap ise aynı antijenin birinci enfeksiyonundan sonra oluşturduğu birincil humoral cevaptan herhangi bir zaman sonra ,antijenin aynı hayvana yeniden enjekte edilmesiyle oluşturulabilir. İkincil humoral cevap ise birinciye oranla çok daha kısa bir zaman da gerçekleştirilebilmekte ve bazı durumlarda ,yüksek orandaki antikor seviyesi ise enjeksiyondan sonraki üç günü takiben tespit edilebilmekte ve maksimum seviyeye ise ikinci enjeksiyondan sonraki on günlük süre sonunda ulaşılır, Ig-M seviyesi ise birinci humoral cevaptaki kadar olmakta Ig-G seviyesi artmaktadır.İstenilen özgünlüğün elde edilebilmesi için immünolojinin oldukça saf olması gerekir. Antikorların miktarı immünize hayvanın hayatı ile sınırlıdır.

Yazar Hakkında

Yorum Ekle